Hüseyin Nihal Atsız- Ruh Adam

Tanıtım Bülteninden:

“Ruh Adam”, Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihî romanlarını okumuş olanlar, tarihî bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır. Tabiatüstü olaylarla anlatılan bir hayat hikâyesinin, dikkatle bakıldığı zaman, gerçeklerin sembollerle çerçevelenmiş ifadesinden başka bir şey olmadığı görülecektir.

“Ruh Adam”, kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebî-ruhî tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.

Şaşkınım desem yeri. Türk Milliyetçiliği’nden çok uzak büyümesem de ırkçılık ve fanatizmin kabul edilebilir bir yanını görememekten mütevellit aklıma gelmemiştir Atsız okumak. Mesafem o kadar büyükmüş ki kendisini bir politik imge olarak görmekten büyük bir yazar, özellikle de şair olduğu gerçeğini gözden kaçırmışım.

Yazmak istediğim çok şey var aslında ama toparlayamıyorum. Belki bir gün sakin bir kafayla oturup hem uzun uzadıya hakkında düşünmek imkanı bulur hem de üzerine bir şeyler karalayabilirim.

Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan romanıyla çok kıyaslanmış. Sebebinin iki romanın da psikolojik temelli olmasından daha çok iki edebiyatçı arasındaki şahsi/politik gerginlik hatta düşmanlıktan kaynaklandığını düşünüyorum. İki eseri kıyaslamak pek tabii mümkünse de bence ikisinin de verdiği tat ve okuyanı daldırdığı derya birbirinden çok farklı.

Kitap içerisindeki şiirler ben şiir sevmem diyenin bile gönül telini titretir diye düşünüyorum. Nereden bildiğimi bilmediğim şu dizeler Geri Gelen Mektup şiirinden:
“Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!”

Bir de “Mutlak Seveceksin” diye bir şiiri var ki, muazzam..

Diyeceğim o ki varsa ön yargılarınız koyun bir kenara ve Ruh Adam’ı okuyun. Bunu size Hüseyin Nihal Atsız’ı değil, Sabahattin Ali’yi seven bir okur olarak canı gönülden söylüyorum.