Hepimiz sahip olduğumuzu sandığımızdan
daha fazla hazine saklıyoruz kilitli odalarımızda.
Kendi kilitli odalarımın kapısını aralarken korkuyla,
karşıma çıkan tüm gölgelerimi yazmaya geldim
pinhan kalmasın diye varlık şatomda.
Yol
Nefessiz uyandım. Kendimi bu kadar ağır duyumsadığımı hatırlamıyorum hiç. Bedensel bir ağırlık değil bahsettiğim, aksine bedenim kontrolümde değilmişçesine hafif ve hareketli. Ağır olan algım. Zihnimi taşıyamıyorum sanki. Her zaman gördüğüm şeyleri gözlerim taşırken zorlanıyor, zihnim adlandırırken. Söylenmiş, söylenmemiş kelimelerimin hepsi boğazıma dizilmiş, mahşer yeri olan ağzımdan çıkmak için ötekini boğmaya çalışıyor. Kurulmuş cümleler hiç kurulmamış…
Name
Ben bugün ölüyorum.Ağdalı sözler beklemeyin benden. Büyük hayal kırıklıkları seremem önünüze, alıp alıp çarpın diye yüreğinize. Ben bugün ölüyorum.Dünyanın en haklı gerekçesinden hem de: Yalnızlık. Kıvırmayın burnunuzu beğenmediniz diye. Yok suçluluğa da mahal yok, nedamete de. Hepiniz vardınız, oradaydınız biliyorum. İstediniz mutluluğumu içtenlikle. Ama yalnızlık değildir sandığınız gibi yeğleme. Hastalıktır, kalıtsaldır üstelik. 7 kuşak atam…
Yakaza
Bir ev.. Bu şehirde ne kadar olabilirse o kadar nezih bir semtte bir ev. Kapıdan çıktığında alabildiğine cadde, birçok araba ama en çok siyah araba trafikte, akışta. İçinde insanlar telaşlı, telaşsız, yine de zamanın içinde sabitlenmiş gibi. İnsan yükünden yorgun kaldırımları, yürüyüş parkurları. Sık sık iyi muameleye maruz kaldığını belli eden tenleri, etiketine göz ucuyla…
Sen Aslında Nasıl Birisin?
“Benlik, bedenin ilkesinde değil, ruhun ilkesinde bulunur.” Michel Foucault “Benlik algısı”, kendimizi nasıl algıladığımızı, değerlendirdiğimizi ya da kendimiz hakkında ne düşündüğümüzü ifade etmek için kullanılan genel bir terim. Bir başka deyişle “Ben nasıl biriyim?” sorusuna verdiğimiz yanıtlar bizim benlik algımızı ifade ediyor. Benlik algısı, doğuştan gelen öz benliğimizden bağımsız olarak dış dünyayla girdiğimiz ilişki neticesinde…
En Derin Korkuyla Yüzleşmek
“Tüm manasıyla insan olmak için belki biraz acı çekmemiz gerekiyordur- ölümlülüğümüzün, kaçınılmaz sınırlarımız ve başarısızlıklarımızın ve bizzat varoluşla ilgili bütün o gizemin bilincinde olmaktan ileri gelen bir türde bir acı.” Daniel Martin Klein Acı, bilimin olduğu kadar felsefenin de temel sorunlarından biri. ‘Acı nedir? Acıdan kaçınma yolları nelerdir? Acıyla baş etmek için hangi yöntemler etkilidir?’ gibi sorular acının…
İnsanlara baktığında ne görüyorsun?
“Eğer sen bir kardeşinde bir kusur görürsen, bilmelisin ki o kusur sende de vardır. İnsan insanın aynasıdır, sen onda kendini görürsün.” Hz. Mevlâna Çok hayran olduğun, tanıdığın her haliyle sevdiğin insanlar var mı? Onlara her şey yakışır sanki, ne söyleseler, ne giyseler, ne yapsalar… En büyük hatalar bile onlar yaparsa epik bir hikayeye dönüşür gibi hisseder misin?…
Neden Buradayım?
“Yazmasam deli olacaktım.” Sait Faik. ‘Bir sabah uyandım ve…’ ile başlayan bir cümle kurmak isterdim ama uzun süredir anlam arayışında olan ruhuma haksızlık olur sanıyorum. Birçoğumuzun hemen her gün (benim de kendimi bildim bileli) deneyimlediği o yürek ağrısının, iç sıkıntısının, bir yere/bir kimseye ait olamamanın, hep olmadığın kişi olmayı arzulamanın, hep olmadığın yerde olmak istemenin,…
Blogumu Takip Edin
Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.