Adalet Ağaoğlu- Ölmeye Yatmak (Dar Zamanlar #1)

Tanıtım Bülteninden:

Ölmeye Yatmak (1973); Adalet Ağaoğlu’nun, geniş tarihsel akışları “dar zamanlar”da keskinleştiren tekniğiyle edebiyatımıza yepyeni bir soluk kattığı ilk romanı.

Bir yanda, Aysel’in saat 7.22’den 8.49’a “ölmeye yattığı” otel odasında kadın, öğretim üyesi ve aydın kimlikleri ekseninde kendisiyle hesaplaşması; öte yandaysa, Ankara dekorunda, 1938’den 1968’e, “işbaşındaki” Atatürk sonrası Cumhuriyet kuşaklarının “düşlenen-olan” sarkacındaki bireysel ve toplumsal tarihleri…

Adalet Ağaoğlu (1929); ’50’li yıllarda başlayan oyun yazarlığından ’70 sonrasında hız alan roman, öykü, deneme ve günce yazarlığına, Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın en önemli ustalarındandır. 

Cumhuriyet’in ilanını takiben tepeden inme bir devrimin toplumda yarattığı (bugün dahi üstesinden gelinemeyen) travmayı en doğal ve fakat bitaraf olmayan haliyle gözler önüne sermiş Adalet Ağaoğlu. Kesinlikle olay bazında değil, duygu ve durum temelinde çok düşündürücü bir nesir. Bilmediğimiz hiçbir şey söylemiyor ama adını koyamadığımız o uygarlık ve taassup arasında kalmışlığımızın yarattığı hissi 1930larda, 1940larda insanlar nasıl hissediyor ve adlandırıyordu onu gösteriyor. Yılmaz Erdoğan’ın “Biz bir şeyi delicesine severiz ama Tanrım neyi?” dizesi tüm Anadolu insanının iç çelişkilerinden doğan hissiyatı o kadar güzel yansıtıyor ki bence. Başka bir kapanış bulamadım.
Biz bir şeyi delicesine severiz ama Tanrım neyi?