Nathaniel Hawthorne- Büyük Taş Yüz

Tanıtım Bülteninden:

“Wakefield’ Hawthorne’un ve belki de yazın sanatının en iyi öykülerinden biridir. Gölge konusu insan imgeleminde tekrarlanıp duran konulardan biri, su ve aynalar ise bu konuyu önceden imler. ‘Büyük Taş Yüz’de bu konunun beklenmedik ve özgün bir biçimde işlendiğini görürüz. ‘Ateşe Verilen Dünya’, Hawthorne’un dostları olan New England transandantalistlerinin mistik kurgularıyla hayret verecek şekilde örtüşür; asıl gerçek, görülür ve dokunulur dünya olmayıp insan aklıdır. ‘Mr. Higginbotham’ın Başına Gelenler’de Hawthorne komik olanı vurgular; eğer metin günümüzde yazılmış olsaydı sonu trajik olur ve öykünün çıkış noktasını oluşturabilirdi. Bu seçkinin son öyküsü ‘Rahibin Kara Peçesi’ saf ve fütursuz bir alegoridir; böyle olmasına karşın yalnızca etkili değil, aynı zamanda unutulmaz bir öyküdür. Hawthorne dünyanın en iyi ve en kötü öykülerini yazdı; bu seçkide en iyilerini sunuyoruz.”

J.L.Borges tarafından hazırlanan Babil Kitaplığı Serisi’nin 12. Kitabı Büyük Taş Yüz. Kitapta Hawthorne’un 5 öyküsü var. Borges kitap içinde yer alan “Wakefield” öyküsünü Hawthorne’un ve belki de yazın sanatının en iyi öykülerinden biri olarak değerlendirmişse de ben naçizane fikrimle kitap içerisindeki en zayıf öykü olarak etiketleyebilirim. Öykülerden “Rahibin Kara Peçesi”ni İş Bankası Modern Klasikler Serisi’nden çıkan “İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları”nda okumuş ve kitabın genel büyüsüyle sanırım bu sefer aldığımdan daha fazla keyif almıştım. Mr.Higginbotham’ın Başına Gelenler öyküsü bir anda öyküden masala dönüştü gibi hissettirdi, sonu tatmin edicilikten oldukça uzak kaldı. Geri kalan Büyük Taş Yüz ve Ateşe Verilen Dünya öykülerini ise çok beğendim diyebilirim.