Stefan Zweig – Korku
Tanıtım Bülteninden:
Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer.
Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.
Zweig yine bildiğimiz gibi, kadın ruhunun karanlık dehlizlerinde gezinip ancak kadın olanların gerçekten hissedeceği bir nefes darlığına sebep oluyor. Şantaja uğrayan bir hainin kadın olması bir eser yaratıyor da durumu tersine çevirip erkek bir hain düşündüğümüzde ortaya okunmaya değer, inandırıcılığı olan bir metin çıkamıyor. Çünkü hepimiz biliyoruz herkes namuslu olmalıdır ama kadın daha çok. Çünkü eğer erkekseniz ihanet etmenin dayanılmaz acısına ve bu ihanetin ortaya çıkmasının korkunç sonuçlarına katlanmanız gibi bir durum söz konusu değildir çoğunlukla. Hatta sizin onu aldatmanıza sebep olan kadın kendi yetersizliğinden ötürü acı çekmelidir o durumda da.
